Nörolojik Hastalıklar | Doktorify

Nörolojik Hastalıklar Hakkında Her Şey

Tıbbi olarak incelendi ve kontrol edildi Tıbbi İnceleme Ekibi

Nörolojik Hastalıklar Hakkında

Nörolojik Hastalıklar Nelerdir?

Nörolojik hastalıklar, beyin veya sinir sistemindeki (yani omurilik ve sinirler) işlev bozukluklarından kaynaklanır. Bu işlev bozuklukları fiziksel ve psikolojik semptomlara neden olabilir.

Beyin, doğumdan önce gelişmeye başlar. Bebeklik, çocukluk ve ergenlik boyunca gelişimini sürdürür. Beyin hücrelerinin çoğu doğumdan önce oluşur. Hücre türlerinden biri nöron, yani sinir hücresidir. Nöronlar arasında trilyonlarca bağlantı bulunur. Bu bağlantılar bebeklik dönemine kadar gelişmez.

Beyin neyden oluşur?

Beyin şu bileşenlerden oluşur:

  • Gri madde: Nöronlar ve aralarındaki bağlantılar gri maddeyi oluşturur.
  • Beyaz madde: Uzun lifler olan aksonlar beyaz maddeyi oluşturur. Bu aksonları koruyan dış tabakaya miyelin kılıfı denir.
  • Bir motor nöron: Beyinden uzaklara impuls taşır.

Beyin kendi kendini organize eder. Büyümesini yönlendirmek için bilgileri seçer. Ayrıca çevreye uyum sağlar. Bir birey çevresini şu duyularla deneyimler:

  • Dokunma
  • Koku
  • Görme
  • Tat
  • İşitme

Bu duyular beyinde bağlantılar oluşturur.

Nörolojik hastalıklar beyin, omurga ve sinirleri kapsar. Semptomlar, hasarın meydana geldiği yere bağlıdır. Etkilenen alanlar şunları kontrol edebilir:

  • Hareket
  • His
  • İletişim
  • Görme
  • İşitme
  • Düşünme
  • Duygu

Nörolojik hastalıklar geniş bir yelpazeye sahiptir. Çeşitli nedenleri, komplikasyonları ve sonuçları vardır. Birçoğu yaşam boyu yönetim gerektirir.

Semptomlar da çeşitlidir. Semptom türleri şunlardır:

  • Fiziksel
  • Bilişsel (veya düşünsel)
  • Duygusal
  • Davranışsal

Spesifik hastalıklar, bu semptomların kombinasyonlarına veya kümelerine sahiptir. Örneğin, serebral palsi daha fazla fiziksel semptomlara sahip olma eğilimindedir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ise daha çok davranışı etkiler.

Birçok nörolojik hastalık erken gelişim yıllarında ortaya çıkar. Doğumda teşhis edilebilirler. Bazıları ise daha sonra teşhis edilir. Semptomlar yalnızca şu durumlarda ortaya çıkabilir:

  • Bir çocuk gelişimsel dönüm noktalarını kaçırdığında veya gelişimsel zorluklar yaşadığında (örneğin, otizm gibi)
  • Zararlı bir enfeksiyon meydana geldiğinde (örneğin, menenjit gibi)
  • Bir kaza beyin hasarına neden olduğunda (örneğin, felç, travma gibi)

Nörolojik Hastalıkların Nedenleri

Birçok nörolojik hastalık doğuştandır. Yani doğumda mevcutturlar. Bazı hastalıklar ise sonradan edinilir. Bu, doğumdan sonra gelişmeleri anlamına gelir. Nedeni bilinmeyen hastalıklara idiyopatik denir.

Doğuştan gelen nedenler

Genetik faktörler bazı nörolojik hastalıkların gelişimini etkileyebilir. Bir çocuk genellikle bu hastalıkları genler ve kromozomlar yoluyla miras alır, ancak bu genetik değişiklikler her zaman ebeveynlerden miras alınmaz buna de novo denir.

Kromozomlar, proteinle desteklenen uzun DNA iplikleridir. Hücrelerin merkezinde bulunurlar. Genler, DNA'nın bölümleridir. Bizi biz yapan kimyasal kodu taşırlar. Kromozomlar binlerce genden oluşur.

Bir insan hücresi normalde 46 kromozom (23 çift) içerir. Bir çocuk, kromozomların yarısını annesinden ve yarısını babasından miras alır.

Nörolojik hastalıkların doğuştan nedenleri şunları içerir:

Gen anormallikleri

Genler, bir kişinin özelliklerini belirler. Mutasyon veya varyant, bir gendeki değişikliktir. Varyantlar kişinin özelliklerini değiştirebilir, ancak bazı varyantlar zararsızdır ve hastalığa neden olmaz. Bazıları ise zararlı anormalliklere yol açabilir (örneğin kistik fibrozis). Bir ebeveyn, mutasyonu çocuklarına aktarabilir. Bu, çocuğun özelliklerini etkileyebilir.

Genler, beyin ve sinir sistemi gelişiminde kritik rol oynar. Gen mutasyonları veya anormallikleri, nörolojik bozukluklara yol açabilir. Örneğin:

  • Huntington hastalığı: Huntingtin genindeki mutasyon bu kalıtsal bozukluğa neden olur.
  • Fragil X sendromu: FMR1 genindeki mutasyondan kaynaklanır ve zihinsel yetersizliğe sebep olur.
  • Nöronal migrasyondaki bozukluklar: Korteksin gelişimini etkileyen gen defektleri, epilepsi ve zihinsel yetersizliğe yol açabilir.

Kromozom anormallikleri

Günümüzde genetik testler ve danışmanlık hizmetleri, bazı nörolojik hastalıkların erken teşhisine ve önlenmesine yardımcı olmaktadır.

Kromozomlardaki değişiklikler, özellikleri büyük ölçüde etkileyebilir. Kromozomlar, büyük sayıda geni içerir ve sayılarında veya yapılarında anormallikler olabilir.

  • Kromozom Sayısındaki Değişiklikler: Monozomi, bir kromozom çiftinden birinin kaybını ifade eder (örneğin, Turner sendromu). Trizomide ise kromozom çiftine bir fazladan kromozom eklenir (örneğin, Down sendromu).
  • Kromozom Yapısındaki Değişiklikler: Mikrodeletionlar, bir kromozomdan genlerin kaybına neden olur. Mikroduplikasyonlarda ise bir kromozoma genler eklenir. Bu tür genetik durumların örnekleri şunlardır:
    • Cri-du-chat sendromu
    • Prader-Willi sendromu
    • Angelman sendromu

Kromozomlardaki bu tür sayısal veya yapısal anomaliler, çeşitli nörolojik ve gelişimsel bozukluklara yol açabilir:

  • Down sendromu: Zihinsel yetersizlik, öğrenme güçlükleri ve diğer sağlık sorunlarına neden olur.
  • Turner sendromu: Kısa boy, infertilite ve bazı öğrenme güçlükleri görülür.
  • Cri-du-chat sendromu: Zihinsel yetersizlik, gecikmiş büyüme ve özgün bir ağlama sesine sebep olur.

Prenatal tarama testleri ve genetik danışmanlık, kromozomal anomalilerin erken teşhisine ve ailelerin doğru şekilde bilgilendirilmesine yardımcı olur.

Metabolik bozukluklar

Metabolizma, vücutta gerçekleşen kimyasal süreçlere verilen addır. Metabolik bozukluklar kalıcı hasarlara neden olabilir. Bu nedenle mümkün olan en erken şekilde teşhis edilmeleri gerekir. Kan veya idrar testleri, teşhise yardımcı olur. Metabolik bozukluklara örnek olarak şunlar verilebilir:

  • Fenilketonüri (PKU)
  • Homosistinüri

Fenilalanin, proteinin yapı taşlarından biridir ve birçok gıdada bulunur. PKU, kalıtsal bir bozukluktur. Kandaki fenilalanin seviyelerinin aşırı yükselmesi durumunda ortaya çıkar. Bu durum beyin hücrelerine zarar verir ve zeka geriliğine neden olur.

Birçok metabolik bozukluk doğumda tespit edilebilir. Yenidoğanlara kan taraması yapılır. Amerika Birleşik Devletleri'nde her eyalet hangi taramaların yapılacağına karar verir. Tüm ülkelerde böyle bir tarama programı bulunmamaktadır.

Erken teşhis ve uygun tedavi, metabolik bozuklukların neden olabileceği sağlık sorunlarını ve kalıcı hasarları önlemeye veya en aza indirmeye yardımcı olur. Beslenme değişiklikleri, vitamin takviyesi veya ilaç tedavisi gibi yöntemler kullanılabilir.

Konjenital malformasyonlar

Konjenital (doğuştan gelen) anomaliler, şu faktörlerin karmaşık etkileşimleri sonucu oluştuğuna inanılmaktadır:

  • Genler
  • Çevresel faktörler
  • Davranışlar

Bir örnek olarak tüberöz skleroz verilebilir. Bu durumda çocuklarda aşağıdaki bölgelerde büyümeler görülür:

  • Beyin
  • Kalp
  • Gözler
  • Cilt
  • Böbrekler
  • Akciğerler

Ayrıca şu sorunlar da yaşanabilir:

  • Epilepsi
  • Öğrenme güçlükleri ve yetersizlikler
  • Otizm

Tüberöz skleroz otozomal dominant kalıtım gösterir ve iki genle (TSC1 ve TSC2) ilişkilidir. Hamilelik dönemindeki enfeksiyonlar, radyasyon maruziyeti gibi çevresel faktörler de risk oluşturabilir.

Konjenital malformasyonların erken teşhisi ve multidisipliner yaklaşımla tedavi edilmesi, olası komplikasyonların ve sağlık sorunlarının önlenmesi veya hafifletilmesi açısından önemlidir. Ayrıca genetik danışmanlık ve aile planlaması da önerilir.

Prenatal ve Perinatal Nedenler

Nörolojik bir bozukluk, gebelik sırasında (prenatal) veya doğum öncesi, sırası ve sonrasındaki dönemde (perinatal) ortaya çıkabilir. Bu tür nedenlere şunlar örnek verilebilir:

Toksinler ve çevresel faktörler

Nörotoksinler, çocukların gelişmekte olan sinir sistemine zarar verebilir. Fetüs gelişimi sırasında plasentadan geçerek etki ederler. Bunun sonucunda, çocukta zeka ve davranış problemleri ortaya çıkabilir. Nörotoksinlere şunlar örnek verilebilir:

  • Alkol (fetal alkol sendromuyla ilişkili)
  • Kurşun (zeka, öğrenme ve hafıza sorunlarıyla ilişkili)
  • Cıva (öğrenme ve gelişim bozukluklarıyla ilişkili)
  • Tütün (davranış problemleri ve gelişimsel sorunlarla ilişkili)
  • Gıda katkı maddeleri (çocuklarda DEHB oranlarının artmasıyla ilişkili)

Ayrıca çevresel faktörler de nörolojik bozukluklara neden olabilir:

  • Hava kirliliği ve endüstriyel atıklar
  • Tarım ilaçları ve pestisitler
  • Radyasyon maruziyeti
  • Enfeksiyonlar ve toksinler içeren gıdalar

Gebelik döneminde ve çocukluk çağında toksik maddelere maruz kalınmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. İş yeri güvenliği, hava ve gıda kalitesi, temiz su kaynaklarına erişim gibi çevresel koşulların iyileştirilmesi önemlidir.

Beslenme yetersizlikleri

Büyüme ve gelişim için besinlere ihtiyaç duyulur. Gebeliğin son üç ayında besin maddelerindeki eksiklik, beyin hücre sayısında azalmaya neden olabilir. Folik asit (bir B vitamini) eksikliği ise nöral tüp defektlerine (NTD) yol açabilir. Spina bifida (açık omurga) bunlardan bir örnektir.

Gebelik döneminde anne adaylarının yeterli ve dengeli beslenmesi büyük önem taşır. Eksiklikler şu nörolojik sorunlara neden olabilir:

  • Folik asit eksikliği: Nöral tüp defektleri, zihinsel yetersizlik
  • Demir eksikliği: Kognitif bozukluklar, davranış problemleri
  • İyot eksiklieri: Zeka geriliği, guatr
  • Çinko eksikliği: Büyüme-gelişim geriliği, öğrenme güçlükleri
  • Omega-3 eksikliği: Otizm, depresyon riskleri

Sağlıklı bir gebelik için folik asit, demir, iyot, çinko, omega-3 gibi besin öğelerinin yeterli alınması önerilir. Gebelik öncesi ve gebeler için takviye kullanımı ve diyet değişiklikleri önemlidir.

Enfeksiyonlar

Anne, hamilelik döneminde TORCH enfeksiyonlarını bebeğine geçirebilir. Bunlar cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları da içerir. TORCH enfeksiyonları, adındaki harfleri temsil eden şu hastalıkları kapsar:

  • Toksoplazmoz
  • Other (diğer) enfeksiyonlar (hepatit B, frengi, suçiçeği-zoster virüsü, HIV ve parvovirüs B19)
  • Rubella (Kızamıkçık)
  • Citomegalovirüs
  • Herpes simpleks virüsü

Bu enfeksiyonlar, fetüste gelişimsel anormalliklere neden olabilir:

  • Zeka geriliği, öğrenme güçlükleri
  • Duyu kaybı (işitme, görme vb.)
  • Psikomotor gelişim geriliği
  • Hidrosefali, mikrosefali, spina bifida gibi doğumsal anomaliler
  • Kalp ve solunum problemleri

Gebelik öncesi ve sırasında TORCH taramaları yapılmalı, enfeksiyonlar erken teşhis edilmeli ve uygun tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Aşılar, sağlıklı beslenme ve hijyen kurallarına özen gösterilmesi de önleyici rol oynar.

Hipoksi asfiksisi

Perinatal asfiksi, oksijen eksikliğinden (hipoksi) kaynaklanır. Hipoksik iskemide ise yetersiz kan akışı nedeniyle kandaki oksijen azalır.

Anne karnındaki gelişmekte olan bebek, yeterli oksijen alamayabilir. Bu durumda hipoksik iskemik ensefalopati (HIE) görülebilir. HIE, düşük oksijen seviyesinden kaynaklanan nörolojik hasara yol açar. Şiddetli HIE'nin etkileri şunları içerebilir:

  • Serebral palsi
  • Zihinsel yetersizlikler
  • Epilepsi

Hipoksik hasarın nedenleri arasında şunlar sayılabilir:

  • Doğum sırasında komplikasyonlar (kord dolanması, ablasyo plasenta vb.)
  • Prematüre doğum
  • Annenin COVID-19, kardiyovasküler sorunlar gibi sağlık problemleri
  • Düşük kaliteli solunum desteği

HIE ve hipoksi durumlarında erken müdahale çok önemlidir. Soğutma tedavisi, ilaçlar ve yaşam desteği yöntemleri yaygın olarak kullanılır. Erken teşhis ve uygun tedavi, kalıcı nörolojik hasarı önlemeye veya hafifletmeye yardımcı olur.

Doğum sırasındaki komplikasyonlar

Doğumda koruyucu kafatası tam olarak oluşmamıştır. Bu durum, bebeğin beynini yaralanmaya karşı savunmasız hale getirir. Ayrıca göbek kordonundan gelen kan ve oksijen tedariği de doğumda etkilenebilir. Beyin, oksijen tedariğine bağlıdır. Bu nedenle oksijen yetersizliği, beyin hasarına neden olabilir.

Doğum sırasında görülebilen ve nörolojik sorunlara yol açabilecek komplikasyonlar şunlardır:

  • Kord dolanması veya sıkışması
  • Ablasyo plasenta (plasentanın erken ayrılması)
  • Zor ve uzun süreli doğum eylemi
  • Annenin doğum sırasında geçirdiği travmalar veya kanamalı
  • Forseps, vakum gibi müdahalelerde yaşanabilecek sorunlar
  • Yenidoğanın doğum sırasında solunum sıkıntısı çekmesi

Bu komplikasyonlar, fetal distres, hipoksi-asfiksi, kafa travmaları gibi durumlara yol açarak beyin hasarına neden olabilir. Bunun sonucunda serebral palsi, zeka geriliği, epilepsi gibi nörolojik sorunlar ortaya çıkabilir.

Düzenli prenatal bakım, riskli gebeliklerin takibi ve doğumun uzman gözetiminde gerçekleştirilmesi büyük önem taşır. Doğum komplikasyonlarında hızlı ve uygun müdahale, beyin hasarını önlemeye veya sınırlamaya yardımcı olur.

Prematürelik / düşük doğum ağırlığı

Düşük doğum ağırlığı, anne karnındaki gelişme sorunlarına işaret edebilir. Şu sorunlarla daha yüksek oranda ilişkilendirilmiştir:

  • Bilişsel yetersizlikler
  • Konuşma ve dil bozuklukları
  • Dikkat eksikliği problemleri
  • Sosyal güçlükler
  • Hiperaktivite
  • Öğrenme güçlükleri

Bu durumların bir kısmı, doğum komplikasyonlarından kaynaklanabilir.

Prematüre bebeklerde ve düşük doğum ağırlığında görülebilecek nörolojik sorunlar şunlardır:

  • Serebral palsi
  • Zeka geriliği
  • Otizm spektrum bozukluğu
  • Düşük işitme ve görme kapasitesi
  • Beslenme ve büyüme sorunları
  • Solunum problemleri (bronkopulmoner displazi)

Erken doğum veya düşük doğum ağırlığı durumlarında yakın gözetim ve özel bakım büyük önem taşır. Bebeğin gelişiminin desteklenmesi, uygun beslenme ve ilaç tedavisi ile birçok risk azaltılabilir.

Etkileşim etkileri

Bazı nörolojik bozuklukların ortaya çıkmasında birçok faktör karmaşık şekillerde etkileşime girebilir. Bu faktörler şunlardır:

  • Kalıtım 
  • Gen ekspresyonu
  • Çevre 
  • Enfeksiyonlar 
  • Yetersiz beslenme 
  • Stres 
  • İlaçlar ve diğer kimyasallar 

Bu faktörlerin bir arada bulunması veya birbirlerini tetiklemesi, nörolojik sistemi etkileyerek çeşitli bozukluklara yol açabilir:

  • Parkinson hastalığı: Genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi
  • Multiple Skleroz: Otoimmün, enfeksiyöz ve genetik etkenler
  • Alzheimer: Genetik, beslenme, yaşam tarzı faktörlerinin kombinasyonu
  • Migren: Hormonlar, stres, tetikleyiciler ve genetik yatkınlık
  • Otizm: Genetik, çevresel ve maternal faktörlerin karışımı

Sağlıklı beslenme, stres yönetimi, zararlı maddelerden kaçınma ve düzenli check-up'lar, nörolojik hastalık riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca erken teşhis ve multidisipliner yaklaşımla tedavi önemlidir.

Edinilmiş nedenler

Edinilmiş nedenler, doğumdan sonra ortaya çıkar. Konjenital nedenlere göre daha nadir görülürler. Şunları içerirler:

Bağışıklık sistemi bozuklukları

Otoimmün ensefalit gibi bağışıklık sistemi bozuklukları şunlara neden olabilir:

  • Duygusal sorunlar
  • Anormal vücut hareketleri
  • Nöbetler

Bu tür sorunları olan çocuklarda belirtiler aylarca sürebilen bir süreçte gelişebilir. Teşhis koymak zordur ve sıklıkla kan ve beyin-omurilik sıvısı analizlerini gerektirir.

Bağışıklık sisteminin nörolojik hastalıklara neden olma mekanizmaları şöyledir:

  • Otoantikor üretimi: Beyin veya sinir dokularına saldırı
  • Otoimmün demiyelinizasyon: Miyelin kılıfın yıkımı (Multiple Skleroz'da olduğu gibi)
  • Enflamatuvar süreçler: Beyin/omurilik zarlarında iltihaplanma

Bu hastalıkların belirtileri arasında güçsüzlük, uyuşma, görme bozuklukları, denge sorunları, konuşma güçlükleri sayılabilir.

Erken teşhis ve kortikosteroid, plazma değişimi, immünoterapi gibi tedaviler önemlidir. Ancak bağışıklık bozukluklarının tam iyileşme göstermesi her zaman mümkün olmayabilir.

Doğum sonrası enfeksiyonlar

  • Ensefalit, beynin iltihaplanmasını ifade eder. Birçok enfeksiyon türü buna neden olabilir ve genellikle viral kaynaklıdır. Çocuklar, ensefalit geçirdikten sonra kalıcı nörolojik sorunlarla karşılaşabilir. Bunlar:
    • Hafıza problemleri
    • Davranış değişiklikleri
    • Konuşma bozuklukları
    • Epilepsi
  • Beyin ve omurilik zarlarına "meninks" denir. Menenjit, bu zarların bakteriyel veya viral bir enfeksiyon nedeniyle iltihaplanmasıdır. İltihaplanma ve şişme, beyin ve sinirlere zarar verebilir. Bakteriyel menenjitte, viralde olduğundan daha fazla komplikasyon riski vardır. Kalıcı belirtiler:
    • İşitme kayıpları
    • Hafıza güçlükleri
    • Koordinasyon ve denge sorunları
    • Öğrenme güçlükleri
    • Epilepsi
    • Serebral palsi
    • Konuşma bozuklukları
    • Görme kaybı

Enfeksiyonlara bağlı nörolojik hasarların önlenmesi için aşılama, hijyen ve erken tedaviye önem verilmelidir. Menenjit ve ensefalit gibi durumlar acil müdahale gerektirir.

Travmatik beyin hasarı

Travmatik beyin hasarı (TBH), kafa travmasının beyni hasara uğratması durumudur. TBH'nin üç ana türü vardır:

  • Kapalı Kafa Yaralanmaları: Görünür bir hasar yoktur. Otomobil kazalarında sıklıkla görülür.
  • Açık Yaralar: Bir nesne beyni açığa çıkarır ve hasara uğratır.
  • Ezilme Yaralanmaları: Kafatası ezilir ve beyin hasarı oluşur.

Kanıtlar, çocuk beyninin gelişim sürecindeki sinir sistemindeki bozulmalar nedeniyle TBH'den kalıcı hasar almaya daha yatkın olduğunu göstermektedir.

TBH'nin neden olabileceği sorunlar şunlardır:

  • Bilinç kaybı veya bilinç bulanıklığı
  • Zihinsel yeteneklerde azalma
  • Hafıza ve dikkat problemleri
  • Konuşma ve dil güçlükleri
  • Görme, işitme, koku bozuklukları
  • Davranış ve kişilik değişiklikleri
  • Epilepsi gelişimi
  • Koma veya vejetatif durum

Çocuklarda kafa travmalarının önlenmesi, güvenlik tedbirlerinin alınması ve erken müdahale çok önemlidir. Beyin hasarına bağlı kalıcı sorunların tedavisi için fizik tedavi, ilaç tedavisi ve rehabilitasyon gerekebilir.

Omurilik yaralanmaları

Otomobil kazaları, düşmeler veya spor kazaları, omurilik yaralanmalarının bazı nedenlerindendir. Hasarın derecesi şu faktörlere bağlıdır:

  • Hasarın nerede meydana geldiği
  • Yaralanan omurilik bölgesinin vücudun hangi kısmını kontrol ettiği

Omurilik yaralanmaları, kas fonksiyon kaybı, his kaybı ve barsak/mesane kontrolünün kaybına yol açabilir.

Omurilik hasarının olası sonuçları şunlardır:

  • Parapleji (belden aşağı felç) veya tetrapleji/kuadripleji (dört uzuvda felç)
  • Duyu kaybı (dokunma, sıcaklık, ağrı hissinde azalma)
  • Özerk sistem bozuklukları (kalp atışı, tansiyon, vücut ısısı kontrolü)
  • Solunum problemleri
  • Sfinkter kontrolünün kaybı (idrar/gaita tutamama)
  • Kas zayıflığı ve atrofisi
  • Eklem sertliği ve spazmlar
  • Gelişimsel bozukluklar (yaralanmanın çocuklarda olması durumunda)

Omurilik yaralanmalarının önlenmesi için trafik, spor ve iş güvenliğine önem verilmelidir. Kalıcı hasarların tedavisinde erken müdahale, rehabilitasyon ve fizik tedavi gereklidir.

Neoplazm

Neoplazm, anormal bir doku veya tümör kitlesidir. Tümörler beyin veya omurilik içinde gelişebilir. Şu şekillerde olabilirler:

  • Benign (kansere yol açmayan)
  • Malign (kanserli)

Malign tümörler en tehlikelileridir, bu nedenle erken teşhis çok önemlidir. Benign tümörler de nörolojik sonuçlara yol açabilir. Beynin diğer bölgelerine baskı uygulayarak sağlıklı dokuya zarar verirler. Belirtiler şunları içerir:

  • Baş ağrıları
  • Kusma
  • Nöbetler
  • Uzuv güçsüzlüğü
  • Yürüme güçlüğü
  • Konuşma ve yutkunma güçlüğü
  • Garip hisler
  • Öğrenme güçlükleri
  • Davranış problemleri
  • Görme ve işitme bozuklukları

Beyin ve omurilik tümörleri ciddi sağlık riskleri taşır. Şüpheli durumlarda hızlı teşhis ve tedavi hayati önem taşır. Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi gibi yöntemler uygulanabilir.

Toksinler

Çocukluk döneminde çevresel kimyasallara veya toksinlere maruz kalmak, nörolojik bozukluklara yol açabilir.

Olası toksik etkenler ve etkileri şunlardır:

  • Kurşun: Zeka geriliği, öğrenme güçlükleri, davranış problemleri
  • Cıva: Görme, işitme ve konuşma bozuklukları, motor sorunlar
  • Pestisitler: Gelişimsel gecikme, dikkat eksikliği, hiperaktivite
  • Hava kirliliği: Otizm, zeka geriliği, DEHB riski artışı
  • Karbon monoksit: Nöbetler, bilinç bulanıklığı, koma
  • Asbest: Öğrenme güçlüğü, bilişsel işlev bozuklukları

Etkilerin şiddeti, maruz kalma düzeyine ve süresine bağlıdır. Çocuklar, gelişim aşamasında oldukları için bu toksinlere daha savunmasızdır.

Toksik maddelerin nörolojik etkilerini önlemek için hijyen, gıda ve hava kalitesi standartlarına uyulmalı, zararlı kimyasallardan uzak durulmalıdır. Şüpheli durumlarda tıbbi müdahale şarttır.

Doktora Ne Zaman Başvurmalı

Nörolojik hastalıklar, ciddi ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilecek durumlar yaratabilir. Peki, bu tür bir hastalıktan şüphelendiğinizde bir doktora ne zaman başvurmalısınız? İşte dikkat etmeniz gereken bazı belirtiler:

Sürekli baş ağrıları

Baş ağrıları zaman zaman herkesin yaşadığı bir durum olabilir. Ancak, baş ağrılarınız sürekli hale geldiyse, şiddeti artıyorsa veya normalden farklı bir şekilde hissediliyorsa, beyin damar hastalıkları veya başka nörolojik sorunlar açısından bir uzmana danışmanız önemlidir.

Hareket ve denge problemleri

Yürüme, el ve ayak hareketlerinde zorluk yaşıyorsanız veya sık sık dengenizi kaybediyorsanız, bu kas hastalıkları veya çevresel sinir sistemi ile ilgili sorunların belirtisi olabilir. Bu tür belirtiler, erken teşhisle daha etkili bir şekilde yönetilebilir.

Görme ve işitme sorunları

Ani görme kaybı, çift görme veya işitme problemleri yaşıyorsanız, bu belirtiler mutlaka göz ardı edilmemelidir. Bu tür semptomlar, nörolojik hastalıkların işaretçisi olabilir.

Doğuştan ve duygusal değişiklikler

Düşünme, hafıza veya duygusal durumda ani değişiklikler fark ediyorsanız, bu durum nörolojik bir hastalığın belirtisi olabilir. Multiple skleroz veya diğer bilişsel bozukluklar bu tür belirtilerle ortaya çıkabilir.

Kas güçsüzlüğü ve uyuşma

Kaslarda güçsüzlük, uyuşma veya karıncalanma hissi, sinir sisteminizde bir sorun olduğuna işaret edebilir. Bu belirtiler, sinirlerinize zarar veren durumları işaret edebilir ve bir nöroloji uzmanına görünmenizi gerektirir.

Eğer yukarıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız, vakit kaybetmeden bir doktora başvurmanız önemlidir. Erken teşhis ve tedavi, nörolojik hastalıkların ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmak için hayati öneme sahiptir.

Doktorify'dan Bir Not

Nörolojik hastalıklar, beyin ve sinir sisteminde meydana gelen bozukluklardır. Bu bozukluklar, hareket, his, iletişim, görme, işitme, düşünme ve duygusal durum gibi pek çok alanı etkileyebilir. Erken teşhis ve tedavi, bu hastalıkların ilerlemesini durdurmada hayati önem taşır. Aşağıdaki belirtiler, bir nöroloji uzmanına başvurmanız gerektiğini gösterebilir:

  • Sürekli veya Şiddetli Baş Ağrıları: Baş ağrılarınız normalden farklı, sürekli ve şiddetliyse.
  • Hareket ve Denge Problemleri: Yürüme, oturma veya hareket ederken zorluk çekiyorsanız.
  • Görme ve İşitme Değişiklikleri: Ani görme kaybı, çift görme veya işitme kaybı yaşıyorsanız.
  • Kognitif ve Duygusal Değişiklikler: Düşünme, hafıza veya duygusal durumunuzda ani değişiklikler fark ediyorsanız.
  • Kas Güçsüzlüğü ve Uyuşma: Kaslarda güçsüzlük, uyuşma veya karıncalanma hissi yaşıyorsanız.

Nörolojik hastalıkların semptomları geniş bir yelpazeye yayılabilir ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Bu belirtileri yaşıyorsanız, zaman kaybetmeden bir uzmana başvurun.

Okuyucu Paylaşımı

Bu bölüm, konuyla ilgili gerçek yaşam deneyimlerine dair hikayelere ayrılmıştır. Eğer sizin de bu konuda paylaşmak istediğiniz bir hikayeniz varsa, lütfen bizimle iletişime geçerek hikayenizi paylaşın. Bu, içeriğimize zenginlik katar ve daha fazla insanın hikayenizi okumasına olanak tanır.

"Merhaba, ben Simay.

Hayatımı derinden etkileyen bir hastalık olan MS (Multiple Skleroz) ile nasıl başa çıktığımı ve bu süreci nasıl atlattığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Her şey yaklaşık üç yıl önce, vücudumda tuhaf uyuşmalar ve güç kayıpları hissetmeye başladığımda başladı. Önce ellerimde ve ayaklarımda hissettim, ama sonra bu belirtiler vücudumun diğer bölgelerine de yayılmaya başladı. Başta bu durumu ciddiye almadım ve geçici bir şey olduğunu düşündüm. Ancak, bir sabah uyandığımda sol bacağımı hiç hissetmediğimi fark ettim ve panikledim. Hemen doktora gittim.

Yapılan testler ve MR çekimleri sonucunda, MS teşhisi kondu. İlk başta ne yapacağımı bilemedim, çok korktum. Bu hastalığın hayatımı nasıl etkileyeceği konusunda büyük bir belirsizlik vardı. Doktorum bana MS'in ne olduğunu ve nasıl yönetilebileceğini anlattı, ancak yine de büyük bir endişe içindeydim.

Teşhis konulduktan sonra, MS'in fiziksel ve duygusal etkilerini daha yoğun bir şekilde yaşamaya başladım. Fiziksel olarak yorgunluk, güç kaybı ve denge problemleri günlük yaşamımı zorlaştırıyordu. Duygusal olarak ise büyük bir çöküntü yaşadım. Korku, kaygı ve belirsizlik duyguları içimi kapladı. Sosyal hayatım neredeyse durma noktasına geldi, çünkü dışarı çıkmak ve bir anda yere düşmekten korkuyordum.

Doktorum bana bir tedavi planı oluşturdu. İlaç tedavisi ve fizik tedaviye başladım. İlk başlarda ilaçların yan etkileriyle başa çıkmak zor oldu, mide bulantıları ve baş ağrıları sıklaştı. Ancak zamanla vücudum bu ilaçlara alıştı. Fizik tedavi de kas gücümü yeniden kazanmama yardımcı oldu. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek de iyileşme sürecime katkıda bulundu.

Bu zorlu süreçte en büyük destekçim ailem ve arkadaşlarım oldu. Annem ve babam her zaman yanımdaydı, bana moral verdiler ve güç kattılar. 

Bu süreç bana sağlığın ne kadar değerli olduğunu ve her anına şükretmem gerektiğini öğretti. Ayrıca, hastalıklarla mücadelede psikolojik desteğin ve pozitif düşüncenin ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Her ne kadar zor bir süreçten geçmiş olsam da, bu deneyim bana dayanıklılık ve umut verdi. Şimdi daha güçlü ve kararlı hissediyorum ve bu hikayemi paylaşarak, benzer zorluklar yaşayan insanlara umut olmayı umuyorum."

Sık Sorulan Sorular

Nörolojik hastalıklar nelerdir?

Nörolojik hastalıklar, beyin, omurilik ve sinir sistemi üzerinde etkili olan çeşitli sağlık sorunlarıdır. Bu hastalıklar, hareket, his, iletişim, görme, işitme, düşünme ve duygusal durumu etkileyebilir.

Nörolojik hastalıkların belirtileri nelerdir?

Baş ağrıları, kas zayıflığı, denge bozuklukları, görme veya işitme kaybı gibi semptomlar nörolojik hastalıkların belirtileri olabilir.

Nörolojik hastalıklar nasıl teşhis edilir?

Doktorlar genellikle nörolojik muayene, görüntüleme testleri (MR, CT), kan testleri ve bazen elektromiyografi (EMG) gibi testler kullanarak nörolojik hastalıkları teşhis ederler.

Nörolojik hastalıklar nasıl tedavi edilir?

Tedavi hastalığın türüne ve şiddetine bağlı olarak değişir. İlaç tedavisi, cerrahi müdahale, fizik tedavi, rehabilitasyon ve yaşam tarzı değişiklikleri tedavi seçenekleri arasında yer alabilir.

Nörolojik hastalıklardan nasıl korunulabilir?

Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek, düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek, stresten kaçınmak ve güvenlik önlemlerini almak, nörolojik hastalıklardan korunmada yardımcı olabilir.

Sağlıkla ilgili herhangi bir sorunuz var mı? Sağlıkla ilgili sorularınızı 7/24 hizmet veren yapay zeka destekli sağlık asistanına sorabilir veya topluluk forumunda paylaşabilirsiniz.

KAYNAK

İlgili makaleler

Beyin anevrizması, beyin veya çevresindeki bir arterin zayıf bir bölgesinde oluşan bir şişmedir. Bu durum [...]

Tıbbi olarak incelendi ve kontrol edildi Tıbbi İnceleme Ekibi
Beyin Anevrizması Nedir? Belirtileri ve Nedenleri | Doktorify

Bell paralizisi, yüz kaslarının geçici olarak zayıflaması veya felç olmasıdır. Genellikle yüz [...]

Tıbbi olarak incelendi ve kontrol edildi Tıbbi İnceleme Ekibi
Bell Paralizi Nedir? | Doktorify

Alzheimer, yaşla birlikte ilerleyen bir beyin hastalığıdır. Bellek kaybı ve bilişsel bozukluklarla karakterizedir. Te [...]

Tıbbi olarak incelendi ve kontrol edildi Tıbbi İnceleme Ekibi
Alzheimer Nedir? Belirtileri ve Tedavisi | Doktorify

Ataksi, kas koordinasyonunda problemlere yol açarak sakar veya hantal hareketlere neden olan bir semptomdur. B [...]

Tıbbi olarak incelendi ve kontrol edildi Tıbbi İnceleme Ekibi
Ataksi Nedir? Nedenleri ve Tedavisi | Doktorify